İMKB Değerleri
  • USD2.34 USD
  • EURO2.79 EURO
  • Altın88.81 Altın
  • Benzin4.19 Benzin
  • İMKB 30118,637.53 İMKB 30
  • IMKB 10096,400.03 IMKB 100

SON Dakika

  • Eklenme Tarihi :
  • 03 Ağustos 2015, Pazartesi 10:11

Türk bilim adamından “çığır açan “ buluş : Yapay insan kemiği üretildi”

takip edin
Türk bilim adamından “çığır açan “ buluş : Yapay insan kemiği üretildi”
0/10 (0 kişi)
Facebook Twitter

Diş Hekimliğine gönül vermiş hele hele bu alanda araştırma yapmış olan değerli hocalarımızı tanıtmaya devam ediyoruz. Bu hafta sizlere “diş hekimliği “ alanında çığır açmış sadece diş alanında değil vucudumuza yarayacak birçok alanda faydası olacak “kemik tozunun” sentetik halini yani yapay insan kemiğini üreten hocamızla birlikte olacağız.

Diş Hekimliğine gönül verenler 3

 

Röportaj Dt. Mustafa Bilal ALKAN

 

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Kürkçü, diş hekimliğinde, çene cerrahisinde ve ortopedi ameliyatlarında kullanılan sentetik kemik tozunu (greft) uzun süren araştırma ve geliştirme projeleri ile üretmeyi başardı. Prof. Dr. Kürkçü, kemik ameliyatlarının daha kolay gerçekleşmesini sağlayacak sentetik kemik malzemesini, gerekli belgelendirme işlemlerini tamamlayarak seri üretimine geçmeye hazırlandıklarını söyledi. Kendisi yoğun iş temposu ve araştırmaları olmasına rağmen bizim röportaj isteğimiz kırmadı ve  çalışmaları ile ilgili biz sorduk kendisi bakın şöyle cevapladı:

5 YIL SÜREN ÇALIŞMANIN ÜRÜNÜ

Üretim metodu açısından elde edilen yapay kemiğin ilk olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kürkçü ürettikleri ürünün ortopedi, beyin cerrahisi, diş hekimliği ve çene cerrahisinde kemik boşluklarını doldurmak amacıyla kullanıldığını söyledi. Yapay kemik, bir takım işlemlerden geçirildikten sonra özellikle ortopedi ve çene cerrahisi ameliyatlarında kullanılıyor. Kırıklarda, ameliyatlarda ve çene cerrahisinde ihtiyaç duyulan kemiğin üzeri yapay kemikle kaplanıyor. Bir süre sonra yapay kemik, kimyasal ürün olmadığı için, insandaki kemikle uyum sağlıyor. Dolgu malzemesi olarak kullanılan yapay kemik tedavi sürecini hızlandırıyor.

Sentetik kemik tozunu (greft) uzun süren araştırma ve geliştirme projeleri ile üretmeyi başardınız. Bu üretim süreci hakkında kısa bilgi alabilir miyiz, projenin gerçekleşmesi ne kadar sürdü?

Yaklaşık beş yıldır bu alanda çalışıyoruz. Öncelikle hayvan kaynaklı  kemik grefti ürettik .Bunun Türkiye'de belgelendirilmesinde bazı sıkıntılar var Avrupa'da belgelendirmek zorundayız. Avrupada' da belgelendirebilen kuruluş sayısı çok az. Dolayısıyla uzun sürüyor prosedür işlemleri. Biz de orada  zaman kaybetmedik sentetik ürünlerle üretim yaptık. 2 ayrı sentetik ürün dizayn ettik. Onların çalışmalarını yaptık belgelendirdik. Bunların CE belgeleri var Türkiye'de. Dolayısıyla Türkiye'de kullanılabilir durumdalar. Türkiye'nin pozisyonunu açıklamak gerekirse Türkiye'de herhangi bir medikal ürünün satılabilmesi için  öncelikle CE belgesini almış olması gerekiyor. Yani Avrupa birliğinin kabul ettiği normlarda üretilmiş olması ve Avrupa birliği tarafınfan yetkilendirilmiş kuruluşlardan bu belgeyi alması gerekiyor. Sağlık Bakanlığı bundan sonra sizin ürününüzü tanıyor ve ulusal bilgi bankasına kaydını yapıyor daha sonra sosyal güvenlik kurumu sizin bu ürününüzü kullananlara geri ödeme yapıyor. Yani dolayısıyla Türkiye' de herhangi bir ürün bu yarabandından en gelişmiş tıbbi cihaza, ürüne kadar hepsi için geçerli.

 

Hayvan kaynaklı greft için gelinen son nokta nedir? Yurtdışından gelecek olumlu veya olumsuz bir tepkiyle ilgili öngörünüz var mı?

 

Avrupa da testleri tamamlandı.Denetleme için bekliyoruz. Herhangi bir ortaklık teklifi gelmeyecektir büyük ihtimalle ya da  işbirliği teklifi gelmeyecektir çünkü bunu yapan oldukça büyük firmalar var.  Baktığımız zaman bu alandaki temel 2 büyük üretici Avrupa'da. Durum böyle olunca benim çalışığım  denetleyivi kurum ile bunlar da çalışıyor. İlginç ve zor olan tarafı da bu. Beni denetleyecek olan kuruluş onu da denetliyor. O büyük bir müşteri. Dolayısıyla hatrı sayılır bir müşteri. Hatırı sayılır müşteriyi kırmamak için beni ister istemez bekletiyor.

ARAŞTIRMA SONUÇLARINI ÜRÜNE ÇEVİREMİYORUZ

Peki Türkiye şartlarında bizi bezginliğe ve yorgunluğa iten durum dünya çapında da mı geçerli?

Aynı şekilde devam ediyor. Bunu aşmanın yolu CE belgesi mi, Türkiye Cumhuriyeti böyle bir standardı benimsedim ve bunu da devam ettireceğim diyebilir ama bunun altyapısını oluşturmak lazım. Bunun altyapısı nedir? Akredite labaratuvara ihtiyacım var. Klas 1den klas 3 CE ye kadar tüm ürünleri Türkiye'de belgelendirebilecek bir kuruluşa ihtiyacım var. Özellikle bu devlet kuruluşu olmalı Sonuçta Notified Body'ler özel kuruluşlar. Ve özel kuruluşlar zaman zaman farklı pozisyonları çıkarları ön planda tutabiliyorlar.  Bu da herkese eşit davranmaları gerekirken o yöntemin çalışmaması anlamına gelebiliyor. Yani mekanizma içerisinde kendi özel tasarrufları gelişmeye başlıyor. Bu da birinin işini belki kolayaştırırken öbürünün işini zorlaştırıyor. Herkese koyulması gereken standart tavrı ortadan kaldırıyor. O nedenle TC’nin TSE gibi bir kuruluşu var.  TSE neden vermesin ki böyle bir belgeyi. Yani neden bünyesinde bunları yapabilecek uzmanları istihdam etmez. Veya ben size şöyle söyleyeyim bugün Avrupanın her ülkesinde sağlık bakanlığının kendisine bağlı olan kuruluşlar var.  En yakını burnumuzun dibinde Yunanistan. Onun da var. Yani hem belgeyi kabul edip bu belgeye ihtiyacım var bu belgeyi almadan gelme diyoruz hem de belgeyi alacak olan adamın elini kolunu bağlıyoruz. O yüzden ürünleştirme yönünde desteğe ihtiyacımız var. Tamam çok güzel orada burada şurada destek var o iyidir bu iyidir biz araştırmaya çok para harcıyoruz, iyi güzel de araştırma sonuçlarında ürüne çevirecek hiçbir şey yapmıyoruz.

ACİL TEKNOKENTLERE İHTİYAC VAR

Öyleyse BAP'lardan alınan destekle doktora öğrencilerinin ürün geliştirmesi vb durumlar söz konusu olamıyor mu? ,

BAP'lardan alınan destekler çok sınırlı. Oradan alınan üç kuruşla  dişe dokunur bir bilimsel çalışma yapılma ihtimali oldukça zayıf. Çünkü çok yüksek bütçelerle çalışan insanlar almşlar. Baya da bir yol kat etmişler. Şu anda diş hekimliği özelinde gördüğümü söyleyeyim. Diş hekimliği teknolojisine şu anki alt yapımızla yetişmemiz mümkün değil.

Acı verici bir durum diyebilir miyiz?

Evet, şu anda doktora çalışması da yapmıyoruz artık uzmanlık çalışması yapıyoruz. Uzmanlık çalışmaları da genellikle klinik ağırlıklı çalışmalar. Hadi bunu geçelim akademik seviyede pozisyon almak isteyen arkadaşlarım var. Yard. Doç.sunuz Doç Dr. olmak istiyorsunuz, Doçentsiniz Profesör olmak istiyorsunuz ve bu arada yapmanız gereken akademik çalışmalar var. Akademisyen arkadaşların hepsi aynı sıkıntıyı yaşıyorlar çünkü elimizdeki imkanlarla yaptığımız çalışmalar şu anki literatürün çok gerisinde. Dolayısıyla literatürü yakalayamıyoruz artık..

Geleceğin diş hekimliğini yakalamak için bizim çok ciddi anlamda spesifik hale gelmiş teknokentlere ihtiyacımız var öyleyse.

Tabii ki. Teknokentlerin yanında gözden geçirilmiş revize edilmiş diş hekimliği fakültelerine de ihtiyacımız var. Diş hekimliği fakülteleri özlerine geri dönmek zorunda. Öğrenci yetiştireceğiz. Akademisyen yetiştireceğiz. Bilimsel çalışma yapacağız.Bunun yanında gelecekteki 5 yıllık 10 yıllık akademik beklentilerimizi planlamak zorundayız. Hangi alanlara EĞİLECEĞİZ HANGİ ALANLARDA ARAŞTIRMALAR YAPACAĞIZ  bu alanları belirleyip bu alanlara yönelik yatırımlar yapmak zorundayız ki bunların meyvelerini görelim.

Türk bilim adamından “çığır açan “ buluş : Yapay insan kemiği üretildi”" haberi için yapılan yorumlar.

BENZER HABERLER

ÖNE ÇIKAN HABERLER
YORUMLAR
copyright 2013 Habermonitor.com