İMKB Değerleri
  • USD2.34 USD
  • EURO2.79 EURO
  • Altın88.81 Altın
  • Benzin4.19 Benzin
  • İMKB 30118,637.53 İMKB 30
  • IMKB 10096,400.03 IMKB 100

SON Dakika

  • Eklenme Tarihi :
  • 26 Şubat 2015, Perşembe 09:04

Erim Şişman’dan Rahatsız Edici Bir Roman

takip edin
Erim Şişman’dan Rahatsız Edici Bir Roman
0/10 (0 kişi)
Facebook Twitter

“Zürafa Tozu” adlı romanıyla iddialı bir çıkış yapan Erim Şişman, “Çevreye vereceğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileteceğiz” diyor.

Bize kendinizden kısaca bahseder misiniz?

Eğitim hayatım Ted Ankara Koleji’nde başladı. İlkokul öğretmenim eğitim ve öğretimden nefret etmemi sağladığı için genel olarak tembel ve başarısız bir öğrenciydim. İlkokul; sınıf öğretmenimiz Hale hanımın mobbingleriyle başa çıkmaya çalışmamla geçti, gitti. Ortaokul ve lisede de derslerle aram pek iyi olmadı. Liseye geçer geçmez kurduğum müzik grubundan dolayı matematikten, fizikten ve diğer derslerden iyice uzaklaştım. Tabi o dönemler Rock müziğin son çırpınışlarıydı. Biz de üstümüze düşen görevi çaldığımız şarkılarla yerine getirmeye çalıştık. O zamanlar Limon Bar vardı. Son dönemlerine yetişebilmiştik. Yarım yamalak da olsa nasıl davul çalınacağını ve adam gibi bir anarşist olmanın yollarını o barda öğrendim. Lise dendiği zaman aklıma sadece müzik geliyor. Tembel bir öğrenci olarak tabi ki mühendislik veya tıp okumak gibi bir düşüncem yoktu. Gazi Üniversitesi’nde heykel okumaya başladım. Gazi Üniversitesi benim için bambaşka bir dünyaydı. Üniversite üçüncü sınıfta okulu dondurup ABD’ye gittim. İnanılmaz bir altı ay geçirdim orada. San Diego’da sokakta yattım, Las Vegas kumarhanelerine girdim. Yani tabanı da, tavanı da gördüm orada. Geri döndüğümde, yakın bir arkadaşımla Tunalı’da bir barı devraldık. O sene bambaşka bir insana dönüştüm. Hayatımın dönüm noktası o sene oldu diyebilirim.

 

Yazarlığa nasıl başladınız? Sizi tetikleyen bir şeyler oldu mu? Biraz anlatır mısınız?

MUAVİNLE KAVGADAN YAZARLIĞA

Üniversitenin ilk dersinde kendimi Marslı gibi hissediyordum ve bu yabancılık hissiyatı geri kalan ömrüm boyunca gittikçe büyüdü. Üniversite birinci sınıfta başladım yazı yazmaya. Bir gün okuldan dönmek için bindiğim otobüsün muaviniyle kavga ettim. Etrafımdaki insanlara baktım, muavinin suratındaki ifadeye filan baktım... O anda karar verdim sanırım yazı yazmaya. Çok garip bir kafaydı. Otobüsten inip oldukça uzun bir yolu yürüyerek eve gitmiştim. Eve yürürken aklımdan geçenleri yazma şansım olsaydı bir beş kitap filan çıkardı sanırım. O günün akşamında yazmaya başladığım yazıların sonucunda “Zürafa Tozu” adlı roman ortaya çıktı. Yazı yazmak beni rahatlatmıştı. Hala da rahatlatıyor. Henüz bilgisayarın başına geçip yazacak bir şey bulamadığım hiç olmadı.

Yani çok rahat bir şekilde, zorlanmadan yazabiliyorsunuz?

TORUNLARIMIN TORUNLARINA BİLE ULAŞABİLİRİM

Bilgisayarın başına oturuyorum ve beynim anlatmaya başlıyor hikayeleri. Ben de anlattıklarını yazıyorum.

Yazmak, sizin için ne anlam ifade ediyor?

Aslında yazı yazma sebebim; torunlarımın torunlarıyla filan ilişki kurmak adınaydı. Onlara öğütler vermek adına yazıyordum yazılarımı. Sonuç olarak; olaylar çok farklı gelişti, bu roman yoluyla bambaşka insanlarla iletişime geçmiş oldum. Kim bilir, belki torunlarımın torunlarına da ulaşırım bir gün.

OTOBÜS MUAVİNİ YÜZÜNDEN CİNAYET ROMANI YAZILIR MI?

Niçin cinayet romanı? Özel bir sebebi var mı?

Aslında yazmaya başladığımda; “bu bir cinayet romanı olsun” diye düşünmedim. Hatta bir roman yazdığımın bile farkında değildim. Zaten bana göre roman veya şiir yazılmaz. Yazdıkların roman, şiir v.s olur. Öncesinde düşünülmüş bir şey de yoktu. Hep o otobüs muavini yüzünden cinayet romanı türünde yazmış oldum. Kim bilir; belki yazmaya karar vermeseydim, şu anda cidden birileri ölmüş olabilirdi. Tabi ben de burada olmazdım. Tarih kitaplarına baktığınızda da binlerce hatta milyonlarca cinayetle karşılaşırsınız. Ama ilgilenilen konu; öldürülen insanlar değildir. İnsanların ölmesinin sebebidir. Savaş kahramanı olabilmek için birçok cinayet işlemek gerekir ama kimse onlara katil demez. Kahraman der, lider der. Benim kitabımda da durum aynı.

KİM NE GÖRMEK İSTERSE ONU BULACAK

Cinayet işlemenin pratik yollarını anlatmadım romanımda. Biraz dikkatli okunursa işe yarar bilgiler elde edilebilir. Örneğin; bilimsel bir makaleyi tek bir cümleye sıkıştırarak yerleştirdim kitabıma. Okuyucunun gözüne de sokmadım bu bilgileri. Kim ne görmek isterse, ne hissetmek isterse onu elde edebilecek bu kitapta ve diğer yazacaklarımda.

İSTER ATEİST OLSUN, İSTER DİNDAR, İSTER PET SHOP SAHİBİ

İster ateist olsunlar, ister dindar, ister pet shop sahibi... Herkes kendinden bir şey bulacaktır. Çünkü anlattığım her şey evrensel. Bir de şöyle bir durum var; bir akşam yürürken kitabımın korsanını gördüm. Çocuğu yanıma çağırıp kitabı okuyup okumadığını sordum. Okumamış… Ne tarz bir kitap diye sorduğumda polisiye olduğunu söyledi. Kitapta polis filan yok ya. Birkaç yerde var ama olay o değil.

BU ROMAN NE POLİSİYE, NE DE YER ALTI EDEBİYATI

İnsanlar kitabımı okuduğunda “cinayet romanı”, “yeraltı edebiyatı” filan diye kalıplara sokunca garip oluyor. Bu kitapta onlarca farklı bilgi ve düşünce var. Çoklu evrenlerden tutun da toplumsal eleştirilere kadar daha birçok konuya yer verdim. Bir insan bu romanı okuduktan sonra polisiye ya da cinayet romanı filan diyorsa hala, hiç vakit kaybetmeden gidip beynini filan bağışlasın, boşa mundar etmesin.

SEVDİĞİ KADINA NEDEN 'ZÜRAFA' ADINI TAKTI?

Peki “Zürafa Tozu” ne anlama geliyor? Niçin bu ismi verdiniz?

Kitabın ana karakteri; “Salyangoz”. Sevdiği kadına da “Zürafa” adını takmış. Sebebini kitabı okuyanlar anlayacaktır. Kitap; Salyangoz’un yani katilimizin ağzından yazılıyor. Devamı sürpriz olsun yoksa spoiler vermiş olacağım.

KADIKÖY YAZARLARI GİBİ OLMAYACAĞIM

Bundan sonraki projelerinizden de konuşalım biraz. Romanlarınıza bu konseptte devam edecek misiniz? Yoksa farklı planlarınız da var mı?

Kitap yazmaya ticari bir açıdan bakmıyorum. Hangi tarz romanlar daha çok satar kafasında değilim. Yoksa “kırk yaş üstü kadın melankolisi” adını taktığım bir tarz var. Çok da iyi tutuyor. Peynir ekmek gibi satılıyor ama ben biraz geri kafalıyım işte. Şu an yeni kitabımı yazmaya başladım. Yeni romanımda Retro unsurlara yer verdim. Tabi ki kitabın ana karakterinde biraz sapkınlık olacaktır. İçinde yaşadığımız dünya yine farklı bir yaşam, absürt bir bakış açısıyla anlatılacaktır.

ÇEVREYE VERDİĞİMİZ RAHATSIZLIKTAN DOLAYI ÖZÜR DİLETECEĞİZ

Yine evrensel konulardan bahsedeceğim. Yine laf sokacağım, yine rahatsız edeceğim insanlar çıkacaktır. Kitabın arkasına boşuna yazmadım ; “Çevreye verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileteceğiz” diye. Kadıköy yazarları gibi olmayacağım. Barlarda sürüngen gibi yaşayıp, insanlara seks ve uyuşturucudan bahsetmeyeceğim.

ANLATACAĞIM ÇOK ŞEY VAR

O kadar çok şey var ki insanlara anlatacak… Ömrüm yettiği kadar da anlatmaya devam edeceğim. Distopik bir roman yazmayı çok istiyorum. Aslında aklımda birkaç konu da var. Şu an yazdığım hikaye bittiğinde ona da başlamayı düşünüyorum. Şu an sadece yazdığım hikayeye odaklanmış durumdayım.

 

Bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz Erim Bey. Bu ve bundan sonraki çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Ben teşekkür ediyorum. Saygılarımla.

 

Röportaj: Nefes Yapım

Erim Şişman’dan Rahatsız Edici Bir Roman" haberi için yapılan yorumlar.

BENZER HABERLER

ÖNE ÇIKAN HABERLER
YORUMLAR
copyright 2013 Habermonitor.com